Kayıtlar

Resim
Müslüman aydınlar doğruları söylemekten çekiniyor Ne yazık ki bugün Müslüman aydınların önemli bir kısmı, bildikleri doğruları söylemekten imtina etmekte... FACEBOOK PAYLAŞIMI       18.02.2017 07:16  Karakter boyutu :    Geçen haftaki yazımızda Müslümanların büyük düşünürlerinden İbn Tufeyl’in, "İnsanoğlunun gözlem ve deneyle edindiği pratik bilgiden ve olgular hakkında daha derinlemesine düşünmekten hareketle, insanın adeta kendi içini görerek (tefekkür) ve herhangi bir tanrısal tebliğe ihtiyaç duymadan, aklın gücünü kullanarak tanrı fikrine ulaşabileceğini"  ileri sürdüğünü belirtmiştik. Bize göreyse tanrı fikri insanoğlunun, hayvanlar aleminden kopuşunun veya ilk kez kendi varlığının bilincine varmasının (soyutlama yoluyla) en devrimci atılımıydı. PLATON’DAN DEVRALINAN MUTLAK HAKİKAT KAVRAMI Bugünse İslami çevrelerin tanrıya ve dolayısıyla mutlak hakikate erişmeyi neden anlayamadıklarına dair görüşlerimizi ortaya koyacak...
Bagdatta Salıhogulları Mustafa Bayram Sırazdan Iraka yonelen Salıhler asıretı Bagdat Hanıkıne de yerlesır.Zamanla guneye Basra bolgesıne gıden Salıhler asıretı burada araplasırlar.Kuzey ırak a kayan Salıhlerde kurtlesır.Buna ragmen Kerkuk,Suleymanıye bolgesınde cok kalabalık Salıhler asıretı bulunur.Bu asıret Erzurum Palandoken daglarına yaylaya cıkar kıslamaya Kerkuk,Suleymanıye ye kıslamaya doner.Bu yasam bıcımı ıle Erzurum-Kars yoresı Atabeylıklerıyle de dıyalog ıcınde olur.Bu arada Salıhler Dıyarbakır,Sam cevresıne de ıskanolur.Sam lu Salıhlerde Uzun yaylaya yaylaya cıkar kıslamaya Halep,Sam adonerler.Iste Anadolu Selcuklu Devletının kose dag savasıyla beylıklere bolunusu Ayserı,Sıvas,Erzıncan dogu batı guzergahında Kadı Burhaneddın Salur Turk boyu devlet kurar.Bu devletın ıcınde Salıhler asıretıde vardır.Kadı Burhaneddın devletı buyume calısmaları nedenıyle osmanlı.Karakoyunlu,Akkoyunlu turkmenlerıyle arası acılır.Krakoyunlulrla yapılan savasta KAdı Burhaneddın oldurulur.Og...
Resim
İRVİN CEMİL SCHİCK   @e-posta   Dosya ,  02 Haziran  2016   Sayfayı Yazdır   Facebook'ta Paylaş   Twitter'da Paylaş           İslâm dünyasının, Taberî’den tutun da Mevlânâ Celâleddîn’e kadar birçok âlim ve edib tarafından üstünde durulan, halk arasında da her zaman sevgi ve saygıyla yad edilen en kutlu köpeği, hiç şüphesiz, adları gümüş muskalıklarla divitlerin, akik yüzüklerle mühürlerin üzerine hâk edilen, kumaşlara işlenen, kâğıt üstüne yahut cam altına yazılan, şiirlere ve menkıbelere konu edilen Ashâb-ı Kehf’in vazgeçilmez yoldaşı Kıtmîr’dir ki, imanın ve sadakatin kişileşmiş hâlidir denilse, yeridir. [1]  Birçok Osmanlı yazma eserinde İsm-i Celâl ve İsm-i Nebi’yle başlayan, Cahar Yâr-ı Güzin’in, Ehl-i Beyt’in ve Sahabe’nin adlarıyla devam eden kutsal isimler resm-i geçidi, Ashâb-ı Kehf’in adlarının ardından  ve kelbuhum Kıtmîr  (yani “ve köpekleri Kıtmîr”) ibaresiyle sona erer; bu da, Kıtmîr...