Kayıtlar

Halifenin Meşruiyeti.

  Halifenin Meşruiyeti.               Halife /yönetici/İktidar; halkın beyatı/Onayı/Seçimi  ile iş başına gelir, Halkın azletmesi,seçmemesi ile de gider. Beni Saide Sakifesindeki Ensarın ileri gelenleri ile Ömer ve Ebu Bekr arasındaki Hilafet tartışmaları; 'Danışma Şurasındaki' tartışmaları çağrıştırmaktadır ki  ne Kur'an hükümlerine  nede nebevi Sünnete istinat eder.Bu işler kavimlerin ileri gelenleri tarafından spontane olarak böyle yürürdü. Yani Sosyal bireylerin kendileri ile ilgili olarak yaptıkları sosyal ve siyasal bir etkinliktir. Sakifede Ebu Bekr'e Ömer 'in beyatı oldu bittisi nihai bir karar değil siyasi bir sürecin ilk basamağı hükmündedir. Nitekim  Bu olaydan sonra birkaç gün Eba Bekr Halkın beyatını beklemiş çoğunluğun beyatını aldıktan sonra Halife olarak tasarruflarda bulunmuştur. Bu siyasal olarak şu anlama gelir; Halkın ekserisinin Beyatı/Reyi, halifenin meşruiyetinin olmazsa olm...
FİKİRLERİMİN SEYRİ  Hiçbir şeye pişman olma geleceğe bak  MURAT AYDOĞDU  Önsöz: Çok sorular geliyordu. Kişisel, herkesin bir hikayesi var deyip geçiyordum. Uzun ve sıkıcı merak etmiyorsanız hiç başlamayın. Yaptığınız bir çok şey spontan gelişir. Gerçek boyutunu sonra daha geniş analiz eder ve daha iyi anlarsınız. Materyaliz, idealizm suni kavgası da beni metafizik/ruhçu düşüncelerin saçmalığı yüzünden materyalizm’e meylettirmişti. Bunu saçma bir ikilem olduğunu fark etmemle, iki seçenekten birini tercih zorunluluğundan beni kurtardı. Yine yıllar sonra Aliya İzzetbegoviç’in “İslam ne materyalist, ne de idealist değildir” sözü ve Ali Şeraitinin “Düşüncede materyalist, eylemde idealist olunmaz” sözleri ile karşılaştığımda aynı şeyi düşündüm; Benden önce de bazı kişiler problemin bu boyutunun farkına varmışlar. Sonra, varlığa ve sürece anlam biçmek için kullandığımız diyalektik materyalizm kavramını da sorguladım. Diyalektik Materyalizm’in itkisi neydi? İki şe...
Resim
Kur'an'da Anahtar Siyasi Kavramlar / Manzuriddin AHMED Bu yazı “İslam’da Siyaset Düşüncesi-Derleme/İnsan Yayınları/1995” isimli kitabın 75-105 sayfalarından alıntılanmıştır.   Modern çağda Müslüman siyaset teorisinin klasik ve Orta Çağ nosyonlarını yeniden üretme teşebbüsü, birçok metodolojik ve semantik problemlerle kuşatılmış durum­dadır. Modern sosyal bilimcinin klasik ve Orta Çağ İslâm’ına dair anahtar siyasî kavramlarını anlamaya çalışırken karşılaştığı en önemli zorluk, bu kavramların Kur’ânî ilahiyat doktrinlerine otur­tulduğu ölçüde benzersiz olmasından ileri gelmektedir. Bu kav­ramlar, Yahudi, Hıristiyan, Roma ve Yunan siyasî fikirlerinin nü­fuz ettiği Batı siyaset teorilerinden farklıdır. İslâmî siyasî kavram­lar, tamamen farklı sosyal, ekonomik, siyasî ve tarihî ortamların çizdiği çerçeve içinde g...