Kayıtlar

Sonun Başlangıcı;Askeri Vesayetten Demokrasiye!

Sonun Başlangıcı;Askeri Vesayetten Demokrasiye! Balyoz Darbe Planının başındaki adamı eski 1.Ordu Komutanı emekli korgeneral Çetin Doğan ve   Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Derneği Başkanı emekli Korgeneral Engin Alan dün gece tutuklandılar. Generaller ne kadar inkar etselerde Parlementoya karşı bir komplo içinde olduklarını herkes biliyor. Bu tutuklamalarla Yargıya olan güven  toplumda hala daha canlılığını muhafaza ediyor. Böylece Orgeneral Çetin Doğan'ın da aralarında bulunduğu  toplam 49 asker gözaltına alınmıştı.Şimdiye kadar  muvazzaf subayların da aralarında bulunduğu 31 kişi  tutuklandı. Dün (26.02.2010 Cuma) 14 ilde ikinci dalga  Balyoz  operasyonlarına devam edildi. Biri emekli 18 subay ve astsubay gözaltına alındı.              Bu gözaltılar  ve tutuklananların  çoğunlukla amiral ve generallerden oluşması,Mahkemenin elinde   çok ciddi cunta oluşumuna ...

Modernizmin Sembol Aksesuarı:Kravat

Modernizmin Sembol Aksesuarı:Kravat “Bir kavme benzemek”  nedir?  Ya “İslam’ın boyası” nasıl birşeydir? Ya “teberri ve tevalla” konusu?!  İslam İnancına sahip  bir bireyin kendine özgü bir giyim tarzı olmamalımı?  Bir kalabalık içinde Müslüman kılık ve kıyafetinden ayırd edilmemelimi? İnsanların tüketimleri,kılık ve kıyafetleri,eşyayla, insanlarla ve çevreyle ilişkileri dünya görüşleri çerçevesinde şekillenir ve buna hayat tarzı denir.Bu sorular inançlarını ciddiye alanlar için önemlidir elbet! O nedenle de   mü’minler İslami dünya görüşlerine göre ve hayat tarzlarına uygun giyim tarzlarını kuşanmışlardır her zaman. İslam medeniyetiyle gayri müslimlerin medeniyetleri arasındaki mutfak,folklör,zevkler ve tercihler arasındaki farklılıklarda, dünya görüşleri ve buna bağlı tarzı hayatlarından kaynaklanmaktadır. Müslüman bir ailenin yemek kültürü ile batılı bir ailenin yemek kültürü;şekil,muhteva ve adab olarak büyük farklılıklar sergilediği herkesin malu...
   Toplumun Vicdanı; Bu Zülmü Kaldırmaz!          Münevver Müslüman Kadınları;dini,siyasi,felsefi kimliklerinden arındırmadan üniversitelere,(Tabii ki orta öğretimde buna dahil) sınırlarını kimsenin bilmediği kamusal alanlara girmelerini engelleyen, meşum  “Başörtüsü Yasağı/Aparthait” politikası; tamda işgalci İsrail Rejiminin   Filistinde, Filistin halkına uyguladığı ırkçı,yok edici politikarına denk düşmektedir. Dedelerinin dedelerinden beri bin yıldır kendilerine ait olan vatanlarında, 1948 in “Nakbasında” bir anda muhacir durumuna getirilip öz vatanlarında ötekileştirilip yokedilmeye çalışılan bir halk gibi,bin yıldır İslam Yurdu olan Anadolu’da müslüman münevver Kadın,Allah’a olan itaati nedeniyle, bir avuç "Yasakçı Jakoben" tarafından ambargoya,ötekileştirilmeye,aparthait uygulamalarına tabi tutulmaya başlandı. Bu ahlaksız saldırı özellikle kadın üzerinden yapıldı.Zira kadının ,haklarını savunmada erkekler kadar güçl...

Halkların Devreye Girme Zamanı

Halkların devreye girme zamanı Naomi Klein;Açık Radyo;25 Ocak Pazartesi Ünlü muhalif yazar Naomi Klein, Açık Radyo'da Haiti'deki debremi, Kopenhag İklim Değişikliği Konferansını, 'felaket kapitalizmi'ni, Filistin'i, İsrail'i, ırkçılığı konuştu.  Ömer Madra: Naomi Klein, sizi Açık Radyo mikrofonları önünde ağırlamak bizim için hem keyif, hem de onur... Hemen ilk sorumuzu soralım: Şok Doktrini: Felaket Kapitalizminin Yükselişi adlı kitabınızda (2007 birinci basılış, s. 13) şöyle yazıyorsunuz: “Savaşlar ve doğal felaketlere yapılan müdahaleler öylesine mutlak bir şekilde özelleştirilmiş durumda ki, artık bunların, yani savaşlarla felaketler bizzat yeni piyasalara dönüştü; dolayısıyla, piyasalarda canlanma olması için savaşın bitmesini beklemeye gerek kalmadı artık – mecra, mesajın kendisi oldu çünkü.” Geçen Salı günü Haiti’de meydana gelen büyük depremden hemen sonra sizin bu felaket kapitalizmi diye nitelendirdiğiniz şey ülkenin üstüne zorla dayatılıyor ...
Atilla Morçol Ordunun Darbe Takıntısı! Ordunun “Darbe”  takıntısı; basit bir takıntı,yada gençlik tutkusu cinsinden bir olgu değildir. Ülkenin toplumsal yapısı üzerindeki hakimiyetinin,yani askeri  iradenin devlet ve toplum üzerindeki belirleyiciliğinin korunması endişesinden kaynaklanmaktadır.           Ordu yönetim kademesinin; 2002 Yılından 2009 Yılına kadar, açığa çıkmış “Sarıkız”,”Ay Işığı”, “Kafes Planı” , “Balyoz Harekatı”  isimleriyle anılan  darbe planları ile , Halkın %35-47  desteğine sahip  Siyasi İktidarı devirme  amacından hiç vazgeçmediğini ve geçmeyeceğini açıkça anlamış bulunmaktayız. Bu seçkinci zevat; demokrasi  ve hukuk devleti karşıtlığı ile tipik bir Irak,Suriye ve Mısır Baasçı ideolojisi ile kendi mensupları ve yandaşları için müreffeh bir yaşam arzularken, geniş halk kitleleri için baskı, dayatma, vesayet ve sefaleti uygun görmektedir. Makyajlı bir demokrasi oyunu içind...

RİSALET RİSALESİ

RİSALET RİSALESİ   Tenvir İçin Qıraat Aksiyonu                                                DIE VORLESUNGEN des KORANS in BERLİN BİR DEĞİŞİM PROJESİ 4 MUKADDİME Bir Kollektif Sorumluluk KAYSERİ ULUM el HİKME OKULU           İÇİNDEKİLER        Sunuş   HİRA BİLİNCİ Giriş                                                                ...